İSRAİL TERÖRİZMİ

            Filistin halkı tam 42 yıldır Toprak Günü vesilesiyle dünyaya adalet isteğini, topraklarını geri istediğini haykırmaya çalışmaktadır. Her yıl 30 Mart günleri kutlanan Toprak Günü nedir?

            İsrail, 30 Mart 1976'da ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde yaşayan Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koydu. Bunun üzerine Filistin halkı, bu gaspı protesto etmek için genel greve gitti ve gösteriler düzenlemişti.

İsrail polisi gösterilere katılan Filistinlilere ateş açarak 6 kişiyi şehit ederken binlerce kişiyi de  yaralamıştı. İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesinde bulunan Deir Hanna beldesinde yaşanan bu olay, polis ile İsrail vatandaşı olan Filistinli kitleler arasında yaşanan ilk kitlesel çatışma olması sebebiyle büyük önem kazandı.

Kısa adı PSC olan Filistin İstatistik Merkezinin Mart 2015'teki verilerine göre İsrail, Filistin topraklarının yüzde 87'ine el koymuş durumda. Filistinliler kendi vatanlarının sadece yüzde 13'ünü ancak kullanabiliyor.

                Şimdi bu kısa bilgilendirmeden sonra konumuza devam edelim. İsrail 1948 yılından buyana işgal etmiş olduğu veya bir başka ifadeyle gasp etmiş olduğu Filistin topraklarında bu zamana kadar milyonlarca insanı evinden yurdundan etmiş, bir o kadar insanı da sebepsiz yere hunharca katletmiştir.

            Dünyadaki insan hakları kuruluşları da ne acıdır ki Filistin’lilere yapılan bu zulme ya sessiz kalıyorlar ya da bir satırlık kınama açıklamalarıyla “dostlar alışverişte görsün” misali kınama mesajları yayınlayıp sözde vicdan edebiyatı yapıyorlar.

            Dünyadaki huzursuzluğun temelinde Yahudiliğe mensup radikal grupların kendilerinin dışında kalan insanlara köle nazarıyla bakmaları, diğer insanları ikinci veya üçüncü sınıf insan muamelesi yapmalarından kaynaklanmaktadır.

            Ülkemiz, terörle mücadele ederken teröristlerin imdat çığlıklarına emperyalist ve Siyonist kâfirler “endişelerini” sunarken, ne yazık ki İsrail askerlerinin ve polisinin yaptığı vahşete ve Filistinli mazlumların yardım çığlıklarına karşılık insan hakları kuruluşları üç maymunu oynamaya devam ediyorlar.

            Üstad Necip Fazıl Kısakürek ne diyor;

Yıkılasın İsrail enkazını göreyim!
Sana ülke diyenin, yüzüne tüküreyim!

Şimdi ne yapmalıyız biraz da onun kritiğini yapalım isterseniz;

Rahmetlik Erbakan hocamızın dediği gibi “Bir gün gelecek İsrail'e öyle bir tokat atacağız ki hayatı gözünün önünden GAZZE şeridi gibi geçecek.” dediği zaman sanırım bu zamandır.

            Kola şişelerini alıp Taksim’de ve Kızılay’da meydana boşaltmakla İsrail kahrolmaz kardeşim, adam öyle bir sistem yerleştirmiş ki ülkende, anlatmaya kalksam bu satırlar yetmez.

Küçük bir örnek vereyim;

            Ülkende kola fabrikası açıyor, senin yüz binlerce işsiz gencini bu fabrikasında çalıştırıyor. Şimdi sen bu fabrikaları kapatabilir misin? Hayır! Pekâlâ, kola alıp meydana döksen protesto etmiş olur musun? Hayır! Çünkü sonuçta bunu alırken baştan parasını ödüyorsun.

            O zaman ne yapacaksın? O zaman sana senelerdir “balık tutmasını değil, yemesini öğreten” bu sistemden sıyrılacak, “ülkemi nasıl kalkındırabilirimin?” hesaplarını ve planlarını yapacaksın!

            Malcolm X, Filistinlilere yapılan ; "şiddeti dua ederek durduramazsınız…” derken, Aliye İzzet Begoviç ise; “Dünyayı değiştirecek olan dua değil eylemdir…” sözleriyle günümüze adeta ışık tutmaktadır. O zaman fiili duaya geçme vaktidir. Dünyadaki adaletsizliğe dur diyebilmek için, bu zulme engel olabilmek için herkes artık elini taşın altına koymalı, sorumluluk almaktan kaçınmamalıdır.

Aklıma gelmişken bir soru sormak istiyorum insan hakları savunucularına; “Ne oldu? Filistin’de İsrail’in yaptıklarına niye sesiniz çıkmıyor? Zulme uğrayanlar mı sizden değil, yoksa zulmedenler mi sizden?”

Kalın sağlıcakla…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.